Malzeme odaklı döngüsel ekonomi çalışmalarının anlatıldığı blog yazılarımızın ikincisinde otomotiv sektörünün devleri arasında diyebileceğimiz Groupe Renault’un yapmış olduğu döngüsel ekonomi projelerine göz atacağız.

Renault döngüsel ekonomi çalışmalarını ciddiye alan firmalardan bir tanesi.

Otomobillerin veya genel tabiriyle motorlu taşıtların ülkemizde ve dünyamızda son yıllardaki kullanım artışına hepimiz tanıklık ediyoruz. OICA (International Organization of Motor Vehicle Manufacturers) verilerine göre, sadece bu yıl şu ana kadar dünya genelinde yaklaşık olarak 50 milyon adet araba üretimi yapıldı (siz bu satırları okurken üretilen araç sayısı muhtemelen 50 milyonu geçmiş olabilir). Otomobil üretiminin bu kadar yoğun olmasının sebepleri arasında, hayatımızı kolaylaştıran ve zamandan tasarruf edebilmemizi sağlayan bir teknoloji olması yatıyor. Bunun yanı sıra, üretilen araçların uzun süre kullanılabilir olması ve bakımının nispeten kolay yapılabilmesi, motorlu taşıtların cazibesini arttırıyor.

Hayatımızın bu kadar içinde olan bu araçların döngüsel ekonomiye katkıları olabilir mi? Elbette. Az önce de değindiğimiz gibi, bakımının kolay olmasının yanında farklı tasarım imkanları da sunması, malzemelerin tekrar kullanılmasına ve üretilmesine olanak sağlıyor. Bu yoğun talebi karşılamak için her yıl dünya genelinde milyonlarca üretilen otomobillerin %85’ inden fazlası metal ve polimer malzemelerden üretiliyor. Metallere bağımlılığı yüksek olan bu sektördeki yoğun üretim, doğal olarak sınırlı kaynaklar üzerinde ciddi bir baskı oluşmasına yol açıyor. Çünkü hammaddeye duyulan ihtiyaç artarken, rezervler de aynı hızla tükeniyor. Bu gidişatın önümüzdeki yıllarda otomobil üretimine maliyet anlamında olumsuz yansımaları olacağı, üreticiler tarafından da bilinen bir durum.

Renault örneği

Yukarıda belirttiğimiz kaynak tüketimindeki artış ve buna bağlı olarak artan maliyetlere ek olarak tedarik zincirindeki yaşanması muhtemel sorunlar, Groupe Renault’u geri dönüşüm teknolojilerine yatırım yapmaya teşvik etti. Bu sayede, her yıl trafikten kaldırılan araçlarla birlikte çöpe giden tonlarca metal malzemenin geri kazandırılması için çalışmalara başladıklarını belirtiyorlar.

Bu çalışmaların Renault tarafındaki hikayesi, aslında döngüsel ekonomi düşüncesinin çok daha öncelerine dayanıyor: Firma çalışmalara ilk olarak 1949 yılında Choisy-le-Roi fabrikasında, ömrünü tamamlamış otomobil parçalarını yeniden üretime dahil ederek başlıyor. Bu parçalar arasında enjeksiyon pompası, dişli kutusu ve enjektör gibi tekrar değerlendirebilecekleri bazı komponentler yer alıyor.

Yeniden üretime dayalı işleyiş şu şekilde ilerliyor: Otomobillerde hurda olarak nitelendirilen parçalar, yeniden üretim amacıyla ayrılıyor. Tersine lojistik kullanılarak bu hurda parçalar araç sahiplerinden geri alınıyor. Daha açık bir ifadeyle, üreticiden tüketiciye değil tüketiciden üreticiye lojistik sağlanarak tüketicinin de döngüsel ekonomi süreçlerinin bir parçası olması sağlanıyor. Bahsettiğimiz işleyiş sayesinde, yeniden üretilen parçaların %30-50 arası daha ucuz bir maliyetle üretilmesinin yolu açılıyor. Bu parçalar sıfırdan üretilen parçalarla aynı kalite kontrol süreçlerinden geçerek, aynı garanti belgesine sahip şekilde fabrikadan çıkıyorlar. Yeniden üretim düşüncesiyle birlikte, araçların kullanım ömrü arttırılıyor, değerleri düşmüyor ve çıkan atıklar azaltılarak enerjiden tasarruf ediliyor. Böylece, döngüsel ekonomi için de bir model oluşturmuş oluyor.

Renault’un Fransa’da bulunan Choisy-le-Roi fabrikası.

Döngüsel ekonomi modeli ile birlikte Choisy-le-Roi fabrikasının kazanımları hiç de azımsanacak düzeyde değil:

  • % 80 daha az enerji tüketimi
  • % 88 daha az su tüketimi
  • % 92 daha az kimyasal ürün tüketimi
  • % 70 daha az proses atığı

Yukarıda saydığımız kazanımlara ek olarak, International Federation of Remanufacturers and Engine Rebuilders’ in araştırmasına göre; yeniden üretim ile tasarruf edilen enerji miktarı, 8 nükleer enerji santralinin üretilebileceği enerji miktarına denk geliyor. Renault sadece metal malzemelerin geri kazanımı üzerinden döngüsel ekonomi çalışmalarına model olmuyor: Aynı zamanda, 1995 yılında kullanılan araçların geri dönüşümünden gelen plastikleri de yeni araçlarda kullanarak döngüsel ekonomi çalışmalarının içerisine plastik malzemeleri de dahil etmiş oluyor.

Li iyon bataryalar, elektrikli araçların döngüselliği açısından önemli konulardan bir tanesi. (Resim, Nissan Leaf, 2009, Wikimedia Commons CC BY-SA 3.0)

Renault günümüzde üretimi hızla artan ve çok revaçta olan elektrikli araçlara yönelik de döngüsel ekonomi çalışmalarını başlatmış durumda. Renault’un hali hazırda başlatmış olduğu bu çalışma, araçlarda kullanım ömrünü tamamlayan ancak farklı alanlarda tekrar kullanılabilecek olan lityum iyon bataryaları üzerinde odaklanıyor. Bilindiği üzere, lityum iyon bataryaların üretiminde de lityum (Li), kobalt (Co), nikel (Ni) ve alüminyum (Al) gibi değerli metaller kullanılıyor. Kullanılan metal miktarını azaltmak ve doğayı korumak amacıyla, araçlarda ömrünü tamamlayan bataryaları, tekrar kullanmak üzere bir pilot uygulama yapılıyor. Bu uygulamada, Renault Zoe markalı elektrikli aracın kullanım ömrünü tamamlayan bataryasını bir okulun çatısında bulunan güneş panellerine bağlanıyor ve üretilen enerji, sabit elektrik depolama alanı olarak kullanılan lityum iyon bataryalarında depolanıyor. Yani bir dönem araçta kullanılan pil, sonrasında okulda kullanılmaya başlanıyor. Bu sayede, okul hem kesintisiz ve karbonsuz elektrikten faydalanabiliyor hem de lityum iyon pillerinin döngüdeki ömrü en az 5 yıl uzatılmış oluyor. Bu projenin sonuçlarından memnun kalan Renault yetkilileri, 2020 yılı sonuna kadar Avrupa’da şimdiye kadar tasarlanmış en büyük sabit enerji bataryası depolama sistemini kurmayı planladıkları ‘Advanced Battery Storage’ adlı projeyi de hayata geçirdiler.

Renault’un sabit enerji depolama sisteminden bir görüntü. (Resim: Renault)

Döngüsel ekonomi kavramı hayatımıza daha fazla girdikçe aslında kaynakları ne kadar çabuk tükettiğimizi ve sürdürülebilir bir hayatın ne kadar mümkün olduğunu dünyada bu ve bunun gibi örneklerini görerek anlayabiliyoruz.  Döngüsel ekonomi çalışmaları hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız sonraki blog yazılarımızda da bu tarz örnek çalışmalara yer vermeye devam edeceğiz. Bu yazılardan haberdar olmak için blog yazılarımıza siz de abonelik yaptırabilirsiniz.

Posted by:Berkay ÇAĞAN

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunu olan Berkay, ODTÜ’de yüksek lisans çalışmaları yanında MEGAP Elektrokimya/Elektrometalurji şirketinde Arge mühendisi olarak görev yapıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s