Bu yazımız, spor ekipmanlarını daha sürdürülebilir ve erişilebilir kılan, spor malzemeleri arayışında olan hemen hemen herkesin yolunun mutlaka kesiştiği Decathlon hakkında!

1976 yılında Fransa’nın Lille kentinde ilk fabrikasını kurarak, bünyesinde birçok markanın spor ürünlerine yer veren Decathlon, 2007 yılındaki cirosuyla dünyanın en büyük spor malzemeleri satıcısı olmuştur. Sadece Türkiye’de 38 mağazası bulunan Decathlon’un dünya genelinde 1000’den fazla mağaza zinciri bulunmaktadır.

27 Temmuz 1976 yılında Fransa’da açılan ilk Decathlon mağazası.

Decathlon’un döngüsel ekonomi çalışmalarına geçmeden önce spor ekipmanlarında kullanılan malzemelerden kısaca bahsetmek istiyorum. Spor ekipmanlarında kullanılan malzeme tercihlerinin yıllar içindeki gelişimini incelediğimizde, ahşap, kauçuk, bağırsak gibi malzemelerin bir noktada yetersiz kaldığını ve yerini metal, seramik, kompozit ve polimer tabanlı yüksek teknoloji malzemelere bıraktığını görüyoruz. Çeşitli spor dallarında faaliyet gösteren sporcuların performans nedeniyle ekipmanlarından beklentileri yükseldikçe, bu beklentileri karşılamak adına ister istemez malzemelerin de değişmesi gerekiyor. Malzeme seçimi spor türüne ve o spor için gereken performansa göre değişkenlik gösteriyor. Örnek verecek olursak, bir plastik türü olan poliüretanlar dayanımı yüksek malzemeler oldukları için, koşu ayakkabılarında, futbol toplarında ve sörf tahtası gibi ekipmanlarda tercih ediliyorlar.

Tekrar Decathlon’un çalışmalarına dönecek olursak, İspanya’daki tüm Decathlon mağazaları 3 Temmuz 2019’da Uluslararası Plastik Poşet Kullanmama Gününde kağıt ve plastik poşetleri kullanımdan kaldırarak poşet satışından yılda 338.000 kilo plastiği kaldırdı ve karbondioksit emisyonlarını da %45 azalttılar. Yeniden kullanımın en iyi döngüsel ekonomi stratejisi olduğunu söyleyen Decathlon Sürdürülebilir Kalkınma Lideri Íñigo García Fernández, müşterilerinin daha sorumlu tüketim kararı vermelerini sağlamak amacıyla kendi çantalarını getirmelerini öneriyor. Kendi çantasıyla gelemeyen müşteriler için ise üretimden arta kalan malzemelerle yapılan poşetleri belli bir ücret karşılığında müşteriye sunuyorlar. Daha fazla bilgi almak için, Íñigo García Fernández’in yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Decathlon döngüsel ekonomiyi iş modeline dahil edebilmek için, ürünlerini tasarım aşamasından itibaren tamir edebilmeye olanak sağlayacak şekilde ürettiklerinin ve ürünün dayanımını arttıran çalışmalar yaptıklarının altını çiziyor. Bu doğrultuda devam eden çalışmalar ve Decathlon Occasions ikinci el platform girişimiyle birlikte, geri dönüştürülmüş malzemelerden spor ekipmanları üretiyorlar. Örneğin, Decathlon’un su sporları ekipmanlarını üreten Tribord markası %15 geri dönüştürülmüş istiridye kabuğundan sörf ayakkabısı geliştirdi. Tribord, ürünlerindeki PVC malzemeyi mümkün olduğunca geri dönüştürülmüş malzemelerle değiştirerek, ürünlerin çevreye olan olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla eko-tasarımı seçtiğini belirtiyor. Bu yeni sörf ayakkabıları, istiridye kabuklarının işlenmesi üzerine uzmanlaşmış Fransa’nın Bretonya bölgesinden bir firma ile geliştirildi. Sörf ayakkabılarını üretmek 18 aydan fazla bir zamana mâl oldu çünkü PVC malzeme gibi kaliteden ödün vermeyecek ürün bileşimine ezilmiş istiridye kabukları ile ulaşmaya çalışmak beraberinde bir sürü deneyi getirdi. Merak edenler için, istiridye kabukları önce kurutulmuş sonrasında ezilerek iyice öğütülmüş ve termoplastik bir elastomer olan SEBS ile karıştırılmış.  Sonuç olarak, üretilen sörf ayakkabısı PVC ile üretilen ayakkabının özelliklerini korurken, bunun yanında daha iyi bir performans göstermiştir. Üretim maliyeti geleneksel olarak üretilen PVC sörf ayakkabılarına göre biraz daha yüksek olsa da Decathlon, yeni eko-tasarım ürününü eski PVC sörf ayakkabısıyla aynı fiyattan piyasaya sunmuştur. Ürün şu an Tribord markasının en çok satan modellerinden birini oluşturuyor.

Yukarıda sıkça söz ettiğimiz eko-tasarımı biraz açacak olursak, ürün önceki üretilen haline göre çevreye %20 daha az zararlı olursa, eko-tasarım etiketini almaya hak kazanıyor. Yazının sonuna gelirken, Decathlon’daki eko-tasarım ve sürdürülebilirlik çalışmalarıyla birlikte aşağıdaki videoyu sizlerin seyrine sunuyorum.

Posted by:Nur Sena Akay

Kocaeli Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde eğitimine devam etmekte olan Nur Sena, aynı zamanda Makine Mühendisliği kulübüne bağlı olan Formula Student takımının aerodinamik departmanında görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s