Atık meyvelerden üretilen bir kozmetik ürün kulağa nasıl geliyor? Bugün sizlere, meyvelerin yan ürünlerini sürdürülebilir kozmetiğe dönüştüren FRUURSKIN şirketinden bahsedeceğiz. Kozmetik ürünler -özellikle rujlar- dudağa renk vermesi için kullanılan ve içerisinde çeşitli pigmentler, yağlar içeren ürünlerdir. Ruj kelimesi, Fransızcadaki kırmızı anlamına gelen “rouge” kelimesinden gelmektedir. İçerikleri her zaman -ne yazık ki- temiz olmayan bu ürünler, çevreye ve sağlığımıza verdikleri zararın yanında birçok hayvan deneyine de sebep olmaktadırlar.

#Crueltyfree

Dünyada her üç kadından biri ruj kullanıyor ve bir kadın ömrü boyunca yaklaşık bir buçuk kilogram ruj yutmaktadır. Ruj yemeklerle, içeceklerle yutulan bir şey olduğu için de kozmetik sektörü tabii ki kokularını ve tatlarını ona göre ayarlamaktadır. Güzel tat vermesi için çeşitli sakarin çözeltiler, opaklık sağlaması amacıyla titanyum dioksit, renk ayarlamaları yapabilmek adına kurşun gibi çeşitli ağır metaller içerirler. Ağır metallerin insan vücudunda zehirlenmeye yol açtığı göz önüne alındığında aslında çok da masum bir sektör olmadığını anlamış oluyoruz. Rujlarda tehlike arz eden bu konuyu daha detaylı öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Öte yandan FRUURSKIN şirketinin kurucusu ve biyokimyacı olan Terence, kozmetik ürünlerin sürdürülebilirlik konusunda ne kadar geri kaldığını fark etmiş ve yaklaşık %95’inde kullanılan ham petrolün de sürdürülebilir bir kaynak olmaması dolayısı ile böyle bir oluşum kurma kararı almış. Tarım ve gıda tedarik zincirindeki atık sorunlarının da farkında olan Terence, bunu değerlendirmek için bir yol bulmuş; istenmeyen meyve atıklarını kozmetik ürünlere dönüştürerek israfı engellemeye çalışmıştır. Meyve suyu üretiminde çıkan yan ürünlere atık oluşumunu engelleyecek şekilde değer katarak döngüsel ekonomiye katkı sağlamıştır. Üretim süreçlerinde çeşitli meyve yağlarından ve tohumlarından yararlanılmakta ve doğal ürünler kimyasal ürünlere nazaran daha az stabil oldukları için saklama koşulları da önem arz etmektedir. Oksitlenen yağ, kötü bir koku çıkaracağından, kozmetik sektörü için büyük bir dezavantajı da beraberinde getirmektedir. Bu kötü kokuya sebep olan, yağın oksidasyon durumunun kalitesidir.

Yine de bu olumsuzluklara rağmen diğer kozmetik firmalarına göre ürünlerinin karbon ayak izinin oldukça düşük olduğunu belirten Terence, ürünlerin ambalajlarında da sürdürülebilirlik konusuna yer vermeye çalıştıklarını belirtmiştir. FRUURSKIN ürünlerini incelemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Bizi takip ettiğiniz ve her hafta okuduğunuz için teşekkür ederiz. Sizden gelen görüşlere ve önerilere açık olduğumuzu belirtir (LinkedIn: Nur Sena AkayBurak Çamloğlu; Instagram: Modeteam) iyi hafta sonları dileriz.

Posted by:Nur Sena Akay

Kocaeli Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünde eğitimine devam etmekte olan Nur Sena, aynı zamanda Makine Mühendisliği kulübüne bağlı olan Formula Student takımının aerodinamik departmanında görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s