Bir önceki başlıkta, seramik üretimi sırasında ortaya çıkan atıkları ortadan nasıl kaldırıp, temiz üretim düşüncesi çerçevesinde bir üretim süreci tasarlayabileceğimiz üzerinde durmuştuk. Bu yazıda ise çeşitli sektörlerde ortaya çıkan atıkların seramik üretiminde nasıl değerlendirilebileceği sorusu üzerine odaklanacağız.

Bu uygulamalara bir örnek olarak döküm sektöründe ortaya çıkan atık kumları ele alabiliriz. Özellikle dökme demir ve çelik dökümhanelerinde kum kalıplar yapılarak eritilen alaşım bu kalıpların içine dökülüyor. Kumun eriyik çelik ya da dökme demirin sıcaklığı yanında ağırlığına da dayanabilmesi için, yüksek sıcaklıkta kalıba mukavemet sağlayacak bazı bağlayacıların kullanılması gerekiyor. Bu bağlayacılar reçine bazlı olabileceği gibi, bentonit ve su kullanılarak da kum kalıpların belli bir mukavemete sahip olması sağlanabiliyor. Ancak kalıp içine sıvı metal döküldükten sonra, yanma neticesinde oluşan toz ve kayıplar nedeniyle kumun bir kısmı atık durumuna geçebiliyor. Atık kum her ne kadar kapsamlı reklamasyon sistemleriyle tekrar kullanılabilir bir hale getirilse de, bu sistemlerin yüksek yatırım maliyetleri nedeniyle tüm dökümhaneler bu fırsatı yakalayamıyorlar.

Oluşan bu atık kum, seramik üretiminde girdi olarak değerlendirilebiliyor. Construction and Building Materials adlı dergide 2012 senesinde yayımlanan “Recycling of foundry by-products in the ceramic industry: Green and core sand in clay bricks” başlıklı bu makalede, döküm sektöründen çıkan atık kalıp ve maça kumlarının kil tuğlası yapımında nasıl hammadde olarak kullanılabileceği anlatılıyor. Makalede sunulan verilere göre %35 oranında atık kalıp kumu ve %25 oranında atık maça kumu girdi olarak kullanılarak, geleneksel yollarla üretilen tuğlalara eşdeğer mekanik özellikler serrgileyen alternatiflerin üretilmesi mümkün olabiliyor. Konuya ilgi duyan okurlarımız bu bağlantı üzerinden bilgi alabilirler.

Buna ek olarak farklı bir örnek de tarımsal atık olan pirinç kabuklarının seramik sektöründe hammadde olarak kullanılması üzerinden verilebilir. Çeltik işleme sürecinin bir atığı olan pirinç kabukları, özellikle pirinç üreticisi olan Çin, Hindistan, Brezilya ve ABD gibi ülkelerde ciddi miktarlarda ortaya çıkıyor. Pirinç kabukları genellikle enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla yakılarak da kullanılabiliyor. Ancak bu kullanım, kısıtlı kaynaklarımız üzerindeki baskıyı hafifletebilecek bir döngüsel ekonomi uygulaması olarak ele alınamaz. Ancak bu süreç sonrasında çıkan pirinç kabuğu külleri, %85 ila %95 oranında silika içeriyor olmaları nedeniyle seramik üretimi için cazip bir hammadde haline gelebiliyor. O nedenle bu küllerin hammadde olarak çeşitli silikatların, zeolitlerin, çimento ve hafif inşaat malzemelerinin üretiminde kullanıldığını görüyoruz. Bu konuda ayrıntılı bilgi isteyen okurlarımız bu makaleden bilgi alabilirler.