Teknolojinin gelişmesiyle beraber ürünler daha da karmaşıklaşıyor. 1946 senesinde ABD ordusu için üretilen ilk yüksek hızlı teknolojik bilgisayar kabul edilen ENIAC 167 metrekarelik bir alanı kaplıyordu. Zamanla bilgisayar küçüldü ve çantamıza giren defterlerden ince bir hal aldı. Teknolojik gelişmeyle hayatımıza kolaylık geldi. Hiçbirimiz ENIAC büyüklüğünde bir bilgisayarla baş etmek istemeyiz ama gelişen teknoloji bir yandan da karmaşık ürün yapısını hayatımıza sürdü. Bilgisayar örneği gelişen teknolojinin gelişimini bir kez daha hatırlayıp, dünyamızın sürekli gelişime açık olduğunu unutmamamızı sağlayabilir. Teknolojik gelişim üretim hatlarını, malzemelerin yaşam döngülerini, atık çeşitlerini ve benzeri birçok şeyi değiştirdi. 

Dünya nüfusunun sürekli artışı kaynakların azalmasını ortaya çıkarıyor. Lineer(doğrusal) ekonomi anlayışıyla devam ettikçe dünya sürdürülebilir bir düzenden tamamen uzaklaşıyor. Döngüsel ekonominin amaçlarına sitemizde uzunca değindik. Bu amaçlar çerçevesinde metal malzemeleri üretirken ve ürün olarak piyasaya sürerken neler yapabiliriz biraz da bunlardan bahsedelim.

Yukarıda döngüsel ekonomiyi temel alan bir malzeme hayat döngüsünü görüyoruz. Döngüsellik açısından bu grafik üzerinde belki de en önemli kısımlardan birisi demontaj aşaması. Ürünleri meydana getiren bileşenlerin demonte edilebiliyor olması, özellikle kolay demonte imkanı sunan fikirlerin ürün tasarım aşamasında belirlenmesi, ürünün döngüselliğe girebilmesi açısından önem taşıyor.

Öncelikle üretimden başlayalım. Atık yönetiminden bahsetmiştik fakat karmaşıklaşan ürün yapılarıyla atıkları ayrıştırma konusu büyük bir problem. Bir otomobili düşünelim, bir otomobilde 30.000’e yakın parça var. Bu parçaların bazıları aynı malzemelerden oluşurken, bazıları farklı malzemelerden oluşuyor. Egzozunu paslanmaz çelikten yapmayı tercih eden bir firma, fren diskinde gri dökme demir tercih edebiliyor; ya da bu sırada koltukların içinde plastik malzemeler varken, ön konsolda karbon-fiber malzeme kullanımı tercih edilebiliyor. Yani birbirinden farklı malzemeler havuzundan oluşan ürünlerimiz var. Otomobil ömrünü bitirdiğinde malzemeleri tekrar kullanmak için ne yaparız diye düşünmeyi otomobil hurdaya çıkınca değil de otomobili üretirken düşünmekte fayda var. Üretimimizi ürünün sonunda nasıl ayrışabileceğini öngörerek yapma konusu burada öne çıkıyor. Bu konuya güzel bir örneğe göz atmak isterseniz fairphone’u inceleyebilirsiniz. 

Döngüsel ekonomiye uyumlu ürün tasarımı için fairphone güzel bir model sunuyor: Fairphone.com

Üretimde dijitalleşme bu konuda çok önemli. Üretilecek malzemelerin teknik çizimlerinden başlayıp son ürün aldığı hale gelene kadar aklımızda “ben bu ürünü bir gün tekrar kendime kaynak yapmalıyım” olmalı. Bu bir seçenek olduğu gibi, karmaşık ürünlerden geri dönüşüm sağlamayı robotlara bırakan şirketler de var. Apple’ın geliştirdiği robot Daisy bir saatte 200 kadar telefonu parçalarına ayırabiliyor ve böylece birçok malzemenin geri kazanımının yanı sıra şirkete iyi de bir ekonomik dönüt getiriyor.

Üretim süreçlerinde değişiklikler yapabileceğimiz gibi, ürünün tüketiciye sunumu/satımı konusunda da farklı bir yol izleyerek döngüsel ekonomiye yönelik çalışmalar yapmak mümkün. Ürünün hizmet olarak sunulması bir seçenek oluyor bu noktada. Böylelikle nihai ürün atığının kullanımı tüketiciye bırakmamak sağlanmış oluyor. Her sene yeni modeller çıkaran telefon şirketleri için telefonları satmak yerine bir yıllığına kiralamak, sonrasında yeni model ürünü tüketiciye verirken bir önceki ürünün malzemelerini tekrar kullanmak bu konuda basit bir örnek olabilir.