Kompozit malzemelerin ilk olarak milattan önce 2000 yılı ve öncesinde Mısır ve Mezopotamya’da saman takviyeli kerpiç kullanılmasıyla ortaya çıktığını ve samanların da ayrıca güçlendirilmiş çömlek yapımında kullanıldığını söyleyebiliriz. Elbette bu uygulamalar bugün anladığımız şekliyle kompozitlerden oldukça farklı. Ancak matris ve takviye olarak tarif edilebilecek iki malzemenin birleştirilmesi düşüncesini bu uygulamalarda da gördüğümüz için, kompozitlerin tarihçesini bu kerpiç ve çömleklerden başlatmamız çok yanlış olmaz.

Eski Moğolistan’da ve Asya’daki bazı yerleşimlerde ise kompozit yayların kullanıldığını arkeoloji araştırmalarından biliyoruz. Eski Japonya’da, bir kompozit örneği olarak lamine (katmanlı) metaller samuraylar tarafından kılıç yapmak için kullanılmıştır. Kompozit malzemelere her ne kadar yeni nesil malzemeler gözüyle bakıyor olsak da, aslında milattan önceki yıllarda bile kullandığımız malzemelerden biri olduklarını bu örnekler açıkça ortaya koyuyor.

Modern ileri kompozitlerin geliştirilmesi ise hammadde vb. alanlardaki gelişmelerden büyük ölçüde etkilendi.  Cam elyaf ilk olarak 1930’larda üretildi ve aynı zamanda doymamış polyester reçineleri de geliştirilip ticarileştirildi. İlk cam elyaf takviyeli plastik (GFRP) tekneler ve antenlerde kullanılmak üzere 1940’ların başında ortaya çıktı. 1950’lerde tekne gövdelerinde, araba gövdelerinde, elektrikli bileşenlerde vb. artan cam elyaf takviyeli plastik kullanımı ile hızlı bir ilerleme kaydedildi. Cam elyaf takviyeli plastikler ilk gelişmiş kompozit ürünler olarak gösterilebilir. Bu malzemeler, günümüz kompozit pazarının oldukça büyük bir kısmını oluşturuyorlar.

Kompozit malzemelerin gelişiminin bir sonraki aşaması, karbon, bor ve aramid elyaflar kullanılarak yüksek performanslı kompozitlerin geliştirilmesi oldu. Yüksek performanslı karbon elyaflar ve bor elyafları aynı zamanda 1950’lerin sonunda ve 1960’ların başında tanıtıldı ve bunları 1970’lerin başında aramid liflerinin gelişimi izledi. Epoksi reçinelerinin üretimi 1930’lardan itibaren görülmektedir ve yüksek performanslı liflerin ortaya çıkmasıyla kompozit endüstrisi büyük bir gelişme gösterdi.

Son olarak bir soruyla bitirelim: Kompozit malzemelere neden ihtiyaç duyuldu ve sanayide neden benimsendiler? Bu sorunun cevabı hafif ve dayanıklı malzemelere duyulan ihtiyaçta saklı. Kompozit endüstrisindeki gelişmeyle birlikte, daha hafif ve daha verimli yapılara yönelik havacılık ve savunma sektörlerinden gelen talepler sayesinde kompozitlerin gelişimi ivme kazanıyor. Kompozit malzemelerin başlıca tercih edilme sebepleri arasında hiç şüphesiz yüksek dayanım/yoğunluk ve yüksek elastiklik modülü/yoğunluk oranları bulunuyor.

Kompozit malzemelerin kullanıldıkları alanlar.

Yüksek performans ve hafifliğin temel gereksinim olduğu birçok uygulamada, kompozit malzemeleri diğer geleneksel malzemelerden daha cazip hale getiren çeşitli avantajlar da öne çıkıyor. Bu avantajlar nedeniyle kompozitlerin hangi alanlarda tercih edildiklerini yukarıdaki grafik üzerinde inceleyebilirsiniz.