Oxford University Press’in (OUP) yayıncılığını üstlenen internet sitesi lexico.com’a göre kompozit kelimesi, Latince “bir araya getirmek” anlamına gelen compositus kelimesinden Fransızcaya composite olarak geçmiş ve dilimize bu sözcük kompozit olarak uyarlanmış. Aynı şekilde, Türk Dil Kurumu sözlüğünde de “karma, değişik tarzları bir arada taşıyan” olarak tanımlanıyor. Kompozit malzemeleri, birbirinden farklı özellikler taşıyan iki ya da daha fazla malzemenin makro düzeyde birleştirilmesi neticesinde elde edilen, ve iki bileşenden de farklı özellikler sergileyebilen malzemeler olarak tanımlıyoruz. Bu birleşim için genellikle matris adı verilen bir ana fazın ve destek amacıyla kullanılan ikinci bir fazın kullanıldığını görüyoruz. Kompozit malzemede istenilen özellikleri elde etmek için uygun matris ve takviye çifti, üretim tekniği ve optimizasyonu gibi faktörler göze alınarak üretim parametrelerinin belirlenmesi gerekiyor. Matris ve takviye elemanı seçimi, sistemin mekanik ve fiziksel özelliklerini büyük ölçüde etkilemesi sebebiyle kompozit malzemeler açısından dikkate alınması gereken ana faktörlerdir diyebiliriz.

Takviye ve matrisin karışımı neticesinde elde edilen şematik bir kompozit gösterimi. Matris yerine çikolata, takviye yerine fındık parçalarını düşündüğünüzde, fındıklı çikolatayı da bir kompozit olarak düşünebiliriz. (Resim: Kompozithayalleri.com)

Matris ve takviye seçimi, kompozitlerin nihai özellikleri açısından hayati önem taşır, çünkü kompozitin sergilediği özellikler neticede bu iki malzemenin seçimine dayanır. Ancak burada sadece bu malzemelerin bireysel olarak sergiledikleri özelliklerin önemli olduğu gibi bir yanlış kanıya kapılmamak gerekir. İki malzeme bir araya geldiğinde ortaya çıkan ara yüzeyin de oldukça sağlam olması, kompozitin mekanik özellikleri açısından oldukça önemlidir. İki bileşen istediği kadar kuvvetli ve dayanıklı olsun, eğer bir araya geldiklerinde oluşan ara yüzey zayıf ise, kompozit malzemenin iyi bir dayanım sergilemesini bekleyemeyiz.

Bu konunun devamı, yani iki malzeme arasındaki ara yüzeyin özelliklerinin nasıl iyileştirilebileceği, açıkçası burada aktarmak istediğimiz kapsamın dışında kalıyor. Bizim bu aşamada kompozitlerin sadece tanımını anlamamız ve farklı malzemelerin bir karışımından bahsedildiğini kavramamız şimdilik yeterli.