Periyodik cetvelin 1A, 2A, 3A ve geçiş elementleri olarak adlandırılan B grubunda bulunan elementlere metaller diyoruz. Metaller günümüzde birçok sektörde kullanılıyor. Metalleri birçok alanda kullanmamızın başlıca sebebi birbirinden farklı birçok işlevsel özelliği olması. Yüksek ısı iletkenliği, yüksek elektrik iletkenliği, şekillenmeye yatkın oluşu bu özelliklerden sadece birkaçı. Metaller temel olarak demir esaslı ve demir dışı metaller olarak ikiye ayrılıyor. Demir esaslı dediğimizde çelikler ya da dökme demirler, demir dışı dendiğinde ise aklımıza alüminyum ya da bakır alaşımları gelebilir.

Yukarıdaki grafikte metallerin ürünlerde kullanımının 1700’lerden bu yana nasıl arttığı ve çeşitlendiğini görebilirsiniz. Teknolojinin gelişmesiyle kullandığımız malzeme miktarı artmış ve üründe bir nevi karmaşıklaşmıştır.

Demir elementi MÖ 4000’lerden bu yana kullanılıyor. Demir çağıyla başlayan metallerin gelişimi insanın ihtiyacıyla gerçekleşiyor. İnsan ihtiyacı dünya yaş aldıkça değişiyor ve bu sebeple metallerin üretimi, tüketimi de değişiyor. Dünyada tüm metaller içinde en çok demir kullanılıyor. Demir kullanımı özellikle II. Dünya Savaşı sonrası artıyor. OECD ülkeleri savaş sonrası altyapılarını oluşturmaya başladılar ve ekonomik açıdan yükselişe geçtiler. Bu artış sadece demir bazında değil tabi ki. Diğer metallerin kullanımı da gelişen teknoloji ile artıyor.

Metallerin tüketimi insan ihtiyaçlarına ve gelişen teknolojiye cevap veriyor olsa da ardında neler bırakıyor konusu geleceğimiz için çok önemli. Metaller için birçok endüstrinin iskeletini oluşturduğunu söylemek yanlış olmaz. Döngüsel ekonomi perspektifinden konuyu ele alırsak metal endüstrisinin büyük bir önemi olduğunu görüyoruz. Metal üretiminde imalat atıkları, proses esnasında kullanılan tan ürün atıkları ve nihai ürünün son kullanıcıda atık oluşu döngüsellik açısından önemli.