Önceki sayfada da bahsettiğimiz gibi, polimerler birbirinden oldukça farklı yapısal karakteristikler sergileyecek şekilde sentezlenebiliyor. Ancak bütün bu farklılıklara rağmen, polimerlerin artı ve eksi yönlerini bazı genel başlıklar altında ele alabiliyoruz.

Örneğin polimerler hakkında ilk söyleyebileceğimiz şey hafif olmaları. Bu duruma göre bir avantaj, bazı durumlarda ise bir dezavantaj olarak değerlendirilebilir. Ancak havacılık, otomotiv ya da savunma sanayi gibi uygulama alanları dikkate alındığında, polimer malzemelerin hafif olması elbette çoğu durumda artı bir özellik olarak değerlendiriliyor. Buna ek olarak korozyona karşı dayanıklılık, kolay işlenebilirlik, kimyasal maddelere karşı direnç, üretim maliyetlerinin düşük ve üretimlerinin kolay olması da diğer artı yönleri arasında gösterilebilir.

Biraz da eksi yönlerine bakalım: Güneş ışığı veya ısıya maruz kalan polimer malzemelerin kolayca bozunuyor olmalarını, akla gelen ilk dezavantaj olarak gösterebiliriz. Bu yüzden gıdaların polimerler kaplarda, ya da polimere direkt temas halinde olacak şekilde saklanması uygun değildir. Polimerin üretiminde kullanılan petrol ve türevlerinin birer fosil yakıt olması da bazı açılardan eksi bir yön olarak değerlendirilebilir. Yanıcı olmaları ve yandıklarında çeşitli kanserojen gazlar üretebiliyor olmaları da bir diğer dezavantaj olarak dikkate alınabilir. Ayrıca doğada kolay çözünmüyor olmaları nedeniyle, çevre kirliliği açısından problem yaratan malzemeler olduklarını söyleyebiliriz.

Plastik atıklar, günümüzün çevre açısından en büyük problemlerinden bir tanesi.

Plastiklerin çevreye verdiği zarar sadece pet şişe, poşet ve benzeri atıkların biriktiği atık alanlarından ibaret değil. Bu plastikler atık haline geldikten sonra doğada parçalanarak dağılma gibi istenmeyen bir davranış sergileyebiliyorlar. 5 mm’den daha ufak boylara kadar parçalanan bu plastik parçacıklarına mikroplastik adı veriliyor. Mikroplastikler suda çözünmediği için, maalesef denizlerdeki ekosistemi de olumsuz şekilde etkiliyor. Kıyafet atıkları, araba lastikleri, çeşitli kozmetik ürünleri gibi çeşitli atıklardan gelen mikroplastik problemi o kadar ciddi bir noktaya geldi ki, bu parçaların tükettiğimiz deniz ürünleri nedeniyle artık maalesef insan dışkısında bile bulunabildiğini gösteren araştırmalar yayımlanıyor. Örnek bir araştırma görmek isteyen okurlarımız Annals of Internal Medicine dergisinde yayımlanan bu makaleden bilgi alabilirler.