Günümüz ekonomi sistemine baktığımızda, ‘topla, üret, yok et’ (İngilizce: collect, produce, dispose) modeline dayalı bu sistemin artık çalışmadığını görüyoruz. Çünkü artan dünya nüfusu ve tüketim çılgınlığımız nedeniyle hammadde ve enerji açısından kaynak kıtlıklarının başlaması çok uzak bir gelecekte gerçekleşecek gibi durmuyor. İşte tam bu noktada, döngüsel ekonomi modeline geçiş bizler için etkili, efektif ve uygulanabilir bir yol olacaktır. Bu yazımızda seramik malzemeler alanında yapılan döngüsel ekonomi çalışmaları ve bu çalışmaların yararları ve uygulamadaki zorlukların neler olduğuna bakacağız.

Seramik malzeme tanımına girmeden önce seramik kelimesinin nereden geldiğine bakalım. Seramik kelimesinin kökeni Yunanca ifade olan ‘keramikos’ kelimesinden gelmektedir ve ‘yanmış madde’ olarak Türkçe’ye çevrilmektedir. Bu ifadeyi ele aldığımızda, seramik malzemelerin özelliklerini ısıl işlemden sonra gösterdiğini anlayabiliriz. Seramik malzeme tanımına baktığımızda ise metalik veya metalik olmayan inorganik bileşiklerden meydana geldiğini söyleyebiliriz. Bu kapsamda, özellikle doğada bolca bulunan metal oksitler, silikatlar, nitrürler, borürler, karbürler, camlar ve cam seramikler gibi malzemeler seramik malzeme grubuna girmektedir.

Teknik seramikler, dental uygulamalarda sıklıkla karşımıza çıkıyorlar.

Genelde seramik malzemeleri geleneksel ve teknik seramikler olarak iki gruba ayırabiliriz. Geleneksel seramiklerin temelini alumina, silika ve potasyum oksit gibi üçlü karışımların oluşturduğunu söyleyebiliriz. Porselen tabaklar, diş yapımında ve elektrik ekipmanlarında kullanılan porselenler, yer ve duvar karoları, fayanslar ve bunun gibi ürünler geleneksel seramik grubunun içinde yer alıyor. Teknik seramikler ise kullanılan hammadde ve üretim yöntemlerinden dolayı farklıdırlar. Bu tür seramikler, geleneksel seramiklerin aksine, saf oksit veya oksit olmayan hammaddelerden oluştuğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bu tür seramikler tek bir bileşenden de oluşabilirler ve hammaddeleri sentetik olarak üretilirler.Bu seramik türleri de daha çok mühendislik uygulamalarının olduğu savunma, uzay ve havacılık sektörlerinde kullanıldığını biliyoruz.