Her ürünün hayatı benzer bir çizgi izliyor: Üret, kullan ve at. Bu çizgiyi değiştirmek mümkün olabilir mi?

Bugünlerde kullandığımız ürünleri bir düşünelim: Neredeyse tüm ürünlerin bir kullanım ömrü var, değil mi? Günümüzdeki mevcut sistemde ürünler ömürlerini tamamladıktan sonra atık haline geliyor. Bu atıkların bir kısmı geri dönüştürülebiliyor, bir kısmı ise atık olarak yaşamını sürdürmek durumunda kalıyor. Günümüzde yaygın olan bu ekonomi modeli doğrusal (lineer) ekonomi olarak adlandırılıyor.  Bazı kaynaklarda doğrusal ekonominin “kullan-at (al-yap-at)” ekonomisi olarak da isimlendirildiğini görebiliyoruz. Doğrusal ekonomi modelinde, ürünler bazı hammaddelerden elde ediliyor ve ürün atık haline geldiğinde akıbetinin ne olacağı tüketicinin inisiyatifine kalıyor. Eğer ürün duyarlı bir tüketici tarafından kullanıldıysa, atık haline geldiğinde geri dönüşüme girebilmesi için kısmen de olsa sınıflandırılarak atılıyor. Ama çoğu durumda ürünler tek bir çöpte toplanıp, geri dönüştürülmesi imkansız bir hale getiriliyorlar.

Doğrusal modeli tercih ettiğimiz sürece, dünyamızın sınırlı kaynakları üzerinde baskı yoğunlaşarak artacak. Çünkü doğrusal ekonominin yarattığı başlıca sorun bu: Ürünler hammaddelerden üretiliyor ve üretim artması, kaynakların tüketilmesi anlamına geliyor. Kaynaklarımız ne yazık ki sınırsız değil. Biz doğrusal ekonomi modelini yaşattıkça, atıklarımız artıyor ve sınırlı kaynaklarımız gün geçtikçe azalıyor.

Doğrusal, zincir ve döngüsel ekonomi modellerinin şematik kıyaslaması. (Kaynak: Dr. Oğuz Can, Tüm Atık ve Çevre Yönetimi Derneği Sunumu, Ekim 2015)

Peki bu kullan-at modelinden nasıl çıkabiliriz ? İşte bu noktada döngüsel ekonomi modeli devreye giriyor. Döngüsel ekonomiyi geri dönüşüme dayalı ekonomik bir sistem olarak algılamak doğru olmaz. Çünkü döngüsel ekonomi modeli, geri dönüşüm süreçlerine kıyasla çok daha kapsamlı bir çerçeve sunuyor. Bu çerçeveyi daha iyi kavramak için, gelin Avrupa Birliği döngüsel ekonomiyi nasıl tanımlıyor bir bakalım:

Ürün, malzeme ve kaynakların değerinin ekonomide olabildiği kadar uzun tutulduğu ve atık miktarının en düşük olduğu bir ekonomik yaklaşım.

AB Döngüsel Ekonomi Tanımı

Döngüsel ekonomi, doğrusal ekonomi modelinin yarattığı atık, kaynak verimsizliği ve tükenişi gibi negatif sonuçları ortadan kaldırma potansiyeline sahip bir ekonomik sistem oluşturmayı hedefliyor. Doğal sermayemiz olan kaynaklarımızın korunması, kaynak verimliliğinin arttırılması ve malzemelerin yaşam döngüsünün sürdürülebilir olması, bu düşüncenin temel hedefleri diyebiliriz.

Döngüsel ekonomi modeli tanımlamak için 3R kavramı yaygın olarak kullanılıyor. İngilizce recycle (geri dönüşüm), reuse (yeniden kullanım) ve reduce (azaltma) kelimelerinin ilk harfleri bu kavramın adını oluşturuyor. 3R kavramı atıkların geri dönüşümü ve geri kazanımındaki işlevselliği arttırılmasını, atıkların tamiri-yenilenmesini ya da bir atığın başka bir endüstride ikincil hammadde olarak kullanılmasını ve üretim-tüketim proseslerini esnasında açığa çıkan atığın azaltılmasını hedefliyor.

Normal şartlar altında, doğada kullanım ömrü biten her şey  doğada başka bir şey için kaynak oluyor. Bizler insanlar olarak doğada atık üreten tek türüz. Bitkiler, hayvanlar atık üretiyor diye düşünemeyiz. Onlar kendi yaşam döngülerinde döngüselliği yaşıyorlar.  Döngüsel ekonomi modeli doğal olanı istiyor, çevremizi ve gelecek nesillere bırakacağımız mirası önemsiyor.