Doğada her şey bir devinim ve döngü içinde. Ürettiğimiz ürünler neden böyle bir döngüye girmesin?

Yaşam döngüsü analizini ticari bir ürün ya da hizmetin yaşam döngüsünde çevreye verdiği zararı değerlendirmemize olanak sağlayan bir yöntem olarak düşünebiliriz. Örneğin ticari bir ürün örneği vermek istersek, bu üründe kullanılan hammaddelerin çıkarılmasından başlayarak tüm üretim ve dağıtım süreçlerinde, sonrasında da kullanımı sırasında ve atık konumuna geldiğinde çevreye olan tüm etkileri dikkate alınarak yapılan bir değerlendirmeden bahsediyoruz. Burada ürünü ortaya çıkarmak için gereken tüm bileşenler için bu süreçlerin ayrı ayrı değerlendirildiğini anlamamız önemli: Yan bir elektrik motorundan bahsediyorsak, motoru oluşturan trafo saçından tutun, motor gövdesinin dökümünde kullanılan hammaddelerden, hata gövdeyi bir arada tutan civataların üretim süreçlerine kadar her ayrıntının dikkate alınmış olması gerekiyor.

Bu örnek muhtemelen yapılan analizin ne kadar kapsamlı olması gerektiğine dair bir fikir edinmenizi sağlamıştır. Bu kadar ayrıntılı ve kapsamlı yapılması gereken bir analizin, doğal olarak bazı standartlara tabi olarak yapılması gerekiyor. Bu amaçla oluşturulan ISO 14040:2006 ve ISO 14044:2006 standartları, yaşam döngüsü analizinin tüm aşamalarının nasıl yapılması gerektiğine dair net bir çerçeve ortaya koyuyor. 

Bu kadar kapsamlı ve ayrıntılı bir analiz yaptıktan sonra ortaya nasıl bir sonuç çıktığını merak ediyor olabilirsiniz. Bu çalışmanın neticesinde, ürünün tükettiği özkaynak miktarını, çevreye verdiği zararı ve neden olduğu sera gazı salımını değerlendirme şansı bulabiliyoruz. Tahmin edeceğiniz üzere bu kolay bir konu değil: Çünkü yukarıdaki örnek üzerinden gitmek istersek, bir elektrik motorunun gövdesinin üretiminde tüketilen enerji ya da su miktarı, kullanılan döküm ocaklarının gücüne, kapasitesine, hatta kullanılan kalıplama hatlarının otomatik mi yoksa manuel mi olduğuna, otomatik olsa bile reçineli sistemler mi, yoksa yaş kum mu kullanıldığına bağlı olarak değişecektir. O nedenle elde edilen değerlerin kesin rakamlar değil, neticesinde bir değerlendirme olduğunu bilmemiz gerekir.

Bu bahsettiğimiz örnek, aslında yaşam döngüsü analizine yönelik eleştirilerin temelini oluşturuyor. Net bilgiler olmadan yapılan varsayımlar nedeniyle, sonuç aslında gerçeği yansıtmaktan çok uzak olabilir. Buna ek olarak, üretimin sosyal etkisi de (çalışan hakları vb.) yaşam döngüsü analizinde göz ardı edilen faktörler olarak karşımıza çıkıyor.